Bursa Eğitim Enstitüsü Eski Resim Bölümü başkanı Sayın Mazlum Ümit’‘i atölyesinde ziyaret ettik, resim üzerine bir söyleşi yaptık.

Sanat geçmişinizden bahseder misiniz?
İlkokuldan başlayan resim tutkum, resim öğretmenlerim Kubilay Öztekin ve Nazife-Yüksel Uslay büyük katkıları, etkisiyle oluşmuştur.
1972 Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü'nden mezun oldum.Çeşitli yerlerdeki görevlerimden sonra 1982'de Bursa Eğitim Enstitüsü'nden ayrıldım.
 
Gazi Eğitim Enstitüsünün Türk Resminde etkileri üzerinde neler söyleyebilirsiniz?
Türk Resminde iki kurumun etkisi vardır. Bunlardan ilki Osmanlı'dan miras kalan Güzel Sanatlar Akademisi, ikincisi ise Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü'dür. Gazi Eğitim Enstitüsü Cumhuriyet kurumudur.
Bu iki kuruma öğrencilerin yönelmeleri şöyle idi;
Akademiye gelenler gelir düzeyi daha iyi öğrenciler, Gazi Eğitim'e de öğretimi yatılı olması sebebiyle, gelir düzeyi biraz daha düşük, köylü ,kasabalı yada öğretmen okulu çıkışlı öğrenciler idi.
Bu iki kurumun öğrencileri mezun olduklarında birisi Akademili ressam, Gazili ise resim öğretmeni olmuştur. Daha sonra akademililer de geçimlerini sağlayabilmek için resim öğretmenliğine müracaat etmişlerdir. Gazililer günümüz Türk resminde etkindirler. Güzel Sanat Fakültelerinin ve Eğitim Fakültelerindeki Resim Bölümünün Hocaları genellikle Gazi Eğitim çıkışlıdır. Hepsi birbirine bağlıdırlar.
Atatürk'ün eğitim kurumu Gazi, bu arkadaşlarımızı ressam-sanatçı yapmıştır. Hepimiz bu kuruma şükranlarımızı sunarız.
 
Resimleriniz sağlam bir kompozisyon anlayışı, pentürel tat ve desen üzerine kurulu. Bunu Sanat Eğitiminde 1914 Çallı kuşağına kadar dayanan, akademisyen hocalarla ilişkilendirilebilir miyiz?
Resimlerimdeki kompozisyon, plastik tat ve desende hocalarımın genel anlamda etkileri olmuştur. Bu kaçınılmaz eğitimi oradan aldık. Ama birey olarak benim resimlerim hiçbir hocamın ne ardılışı ne de devamıdır. Gazi'deki görev yapan hocaları sırasıyla kuruluşunda Çallı atölyesinden Refik Epikman, Malik Aksel, öğrencilik yıllarında hocam olan , Nevzat Akoral, Turan Erol, Hazma İnanç , Adnan Turani, Murside İcmelt, Veysel Erüstün , Cengiz Kan, Hidayet Telli, Hüseyin Fehmi Özcan, Burhan Aklar hatırlayabildiklerim. Gazi'de Resim derslerime üç yıl boyunca Turan Erol gelmiştir. Çallı atölyesi devamı olan Bedri Rahmi Eyüboğlu atölyesi mezunudur.
 
Resimlerinizde ele aldığınız konuları güncel yaşamdan bir kesit olarak değerlendirebilir miyiz?
Resimlerimdeki konular genel olarak gezdiğim gördüğüm yerler ve çevremdir. Kedilerim, köpeklerim vs. Birebir yaşamdan optik bir kesit de değildir. Gördüklerimin ayıklanarak veya eklenerek plastik kuşku içinde sunumu mevcuttur.
 
 
Bir resime bakıldığında; iyi resim, kötü resim diye değerlendirme yapılıyor. Bunun kriterleri nedir?
İyi ve kötünün genel ve özel olmak üzere iki şekli mevcuttur. Genel olarak iyi resim çağın plastik değerlerine göre üretilmiş, göz ve sanat eğitimi almış çoğunlukça kabul gören resimlerdir. Kötüler ise bu özellikte olmayanlardır. Sanat eserinin somut bir terazisi olmadığından genel kabul görmeyen bazı sunumlara da kişinin değerlendirmesine göre iyi ve kötü denilebilir.
Bana göre iyi resim, geleneği olan şimdiye kadar bizlere miras kalan eserlere küçük birer noktalar koyarak, gelişen ve değişen değerler ortaya koymaktadır. Yenilik demek eskiyi yıkmak değildir. Yenilik geleneklerden hareketle kişisel sunumlar ortaya çıkarmaktır.
Mimariden örnek verecek olursak, benzer anlayış ve malzemeyle üretilmiş birimlerin meydana getirdiği doku ve bütünlüktür.
Aşırı bireyci anlayışların ortaya çıkması ve hakim olması argo tabiriyle Arabesk anlayışın ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.
Genel kabulü hiçe sayan anlayışlar bir ara moda olsa da ömrü uzun sürmemektedir.
 
Günümüz plastik sanatlarına bakıldığında, geleneksel tuval resminden uzaklaşıldığı ve ağırlıklı olarak dijital sanatların (video vs.) ön plana çıktığı görülüyor. Bu konu hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Tuval resminden uzaklaşmalar farklı malzeme kullanımları renkli fotoğraf oyunları, digital sanatlar dediğimiz bazı çalışmalara rastlıyoruz.
Bunların bazılarıyla değişik güzel tatlar yakalanabilmektedir. Bunlara ürün üretmek kolay ve hızlı olduğundan değerleri kısa zamanda kaybolmaktadır.
Kısacası bu tür eserlerde kişisel tarz insan eli yoktur. Teknolojinin verdiği görüntülerden seçim vardır. İnsan müdahalesinin olmadığı eserlere sanat eseri denemez bence.
 
Düzenli sergi açabiliyor musunuz? Toplam kaç sergi açtınız?
Şimdiye kadar düzenli sergi açtığım söylenemez. Bu yüzden de bu camiada tanındığım kabul edilemez.
2003 Haziran Bursa
2003 Eylül Antalya
2003 Ekim Ankara
Sergimle tekrar izleyici karşısına çıkıyorum. Bunları da düzenli olarak devam ettirmek azmindeyim. Ayrıca 8 kişisel sergi açtım.
 
Yaşamınızı yalnızca resim yaparak kazanmıyorsunuz. Aynı zamanda bir işadamısınız. Bu iki işin birlikte yürütülmesi hakkında artısıyla ve eksisiyle neler söyleyebilirsiniz?
Resim ve Ticari iş hangisine zaman ayırırsan onun karşılığını alırsınız. Resim yaparken satış düşünmüyorsan daha özgür oluyorsun. Resim satmak zorunda ise sanatçı daha ticari düşünmesi gerekmektedir. Ona göre üretmesi gerekir. Bazı isim yapmış sanatçılarımızı bu kategoriye koymak mümkün değildir. Tabi onlar istediği şekilde üretim yapabilmektedirler.
Ama bazı sanatçılarımız hangi tür resimleri satıyorlarsa daha çok o tarz resim yaptıkları da görülmektedir. Benim resim satmak gibi saplantım yok. Resim satarak hayatını devam ettiren ressamları kutluyorum. O da kolay bir iş değildir. Sanatıyla ayakları üzerinde duruyorlar.
 
Yaptığınız çalışmalar irdelendiğinde sanat tarihi içerisinde bir akıma ait olma duygusu var mı? Yoksa tüm birikimlerin yorumlanması olarak mı ele almalıyız?
Benim sanat anlayışım belli bir sanatı yansıtmamakta. Tüm birikimlerimin yorumlanması olarak da alabiliriz.
 
Gelecekteki sanatsal beklenti ve hedefleriniz hakkında bizleri bilgilendirir misiniz?
İnsan hayat kavgasını verirken maddi olarak bir yerlere gelebilmekte. Bu başarılar insanı zaman zaman mutlu da edebilmektedir. Ama hangi sanat dalı olursa olsun, eser ilgi gördüğü müddetçe ölümsüz olacaktır. Eser yok olmadığı sürece sanatçı da yaşayacaktır.
 
 
Rauf Tuncer
Uludağ Üniversitesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi
Art Boya Sanat Dergisi
ALTAMİRA
2004